Blog & İçgörü

ARMUT PİŞ !

30.07.2026
Asena Baktır Altınoğlu
29
ARMUT PİŞ !

ARMUT PİŞ

Emeksiz yemek olmuyor.

"Bizim zamanımızda..." diye başlayan cümleleri hepimiz mutlaka duyduk. Gel gör ki şimdi bu cümleleri kurmaya başlayan da bizim jenerasyonumuz oldu.

Kuşaklar arası farkları tam anlamıyla analiz edebildiğimiz bir dönemden geçiyoruz. Zira her iki tarafı da deneyimleme şansına sahipiz.Kariyer hayatımızın başında bize söylenen bu cümleler çoğu zaman bir anlam ifade etmez, hatta canımızı sıkardı. Bugün ise aynı cümleyi, altını doldurarak kuruyor olmak ne kadar da ironik...

Elbette değişmeyen tek şey değişim. İletişimin en önemli kısmı ise aynı dili konuşabiliyor olmaktır.

Ekip kurarken en çok gözlemlediğim önemli konulardan birini gündeme getirmek istiyorum:

Tecrübelerimizi paylaşmak ve günümüz gereklerine ve de diline uyarlamak .

Önceki yazılarımda da sık sık vurguladığım gibi, güçlü bir liderle yola çıkmanın en önemli ayaklarından biri; yeni kurulacak ekibin eğitim süreçlerinin hedefler doğrultusunda organize edilmesidir.

Lakin klişe bir cümle kuracağım: Zaman hızlandı.

Bu gerçekliği deneyimlediğimiz günümüzde, bir anda eğitimli ve donanımlı bir ekibe sahip olunabileceğini düşünmek, ardından da bu süreci sadece kişisel performanslarla yönetmeye çalışmak maalesef çoğu zaman sonuçsuz kalmaya mahkûmdur.

Kendi yoğurt yiyişinizle ve çağın gereklerine uygun şekilde ekibin teknik ve ticari donanımını sağlayabilmeden, arzu edilen güçlü bir ekibe sahip olmayı beklemek boşa kürek çekmek değil de nedir?

Temas hâlinde olduğum birçok firma bu süreci adeta ışık hızıyla geçme eğiliminde. Lakin bu sürecin doğal bir zaman gereksinimi olduğunu göz ardı etmek mümkün mü?

Liderin tecrübelerinin, bilgi birikiminin, iş yapış tarzının, mevcut portföy ve ilişki yönetiminin; özellikle yeni neslin anlayış ve öğrenme metotlarına uygun şekilde aktarılabilmesi ve bunun verimliliğe dönüşebilmesi için müsaade gerekir.

Bu kabul olmadan, "Hadi, hadi..." yaklaşımıyla kurulmaya çalışılan sinerjinin ve motivasyonun ne denli zarar görebileceğini bizzat deneyimliyorum.

Evet, vakit nakit. Evet, ihtiyaç hemen. Evet, fırsatları sonuca dönüştürmek gerekiyor. Evet, tekeri döndürmek ve hayatta kalabilmek için bunların dün yapılması gerekiyordu.

Lakin henüz başladınız ve en büyük yanılgı cümlesi de “bizim zamanımızda” ile başlayan cümlerdir.

Doğal akışı organize edelim. Süreci en verimli hâle getirelim. Sürdürülebilir bir ekibe sahip olalım. Gereğini yapmadan sonuca ulaşma stresiyle hareket ettiğimizde, ne yazık ki yeniden başa dönme ihtimalimizi güçlendiriyoruz.

Yeni kurulan ekiplerde ya da bölge yapılandırmalarında, uzaktan yönetim hayaliyle bünyenize kattığınız her yeni kişinin; motivasyona, yönlendirmeye, teknik ve ticari donanım kazanacağı bir eğitim sürecine ihtiyaç duyduğunu kabul etmeden ve elinizdeki imkânlarla optimum yapılanmayı sağlamadan bu sürecin olacağını varsaymak büyük bir yanılgıdır.

İşte bu yüzden yazımın adı "ARMUT PİŞ."

Bünyenize kattığınız her yeni ekip üyesinin sürece adapte olabilmesi, kendi performansını hedeflere uygun hâle getirebilmesi için bu sürecin içinde olmanız gerekir.

"Tamam, artık kendi yürüsün." mantığıyla yaklaşılan her süreç; hayal kırıklığına, zaman ve para kaybına, en nihayetinde ise itibar kaybına gebedir.

Çünkü emek vermeden armudun pişmesini beklemek mümkün değildir; ekipler de aynı doğa kanunuyla büyür.


Bu yazıyı paylaş: